• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
MUHTEVA
Site Haritası

Alexa

NAPOLYON
Fikirlerini Paylaş, Sen de Kazanmaya Başla!
Custom Search

10 DİL ANLATIM 1.DÖN 3.YAZ

2006–2007 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI, NEŞET YALÇIN LİSESİ, 10TMD SINIFI, DİL VE ANLATIM 2 DERSİ, I. DÖNEM, III. YAZILI

 

-A-

 

  1. 1.    Öyküleyici anlatımın özelliklerini yazınız. (10p)

a.

b.

c.

d.

e.

 

  1. 2.    Aşağıdaki cümlelerin karşılarına verilen yargı doğru ise D, yanlış ise Y yazınız. (10p)
    1. Öyküleyici anlatımda herhangi bir olay olması şart değildir.                                         (     )
    2. Sanat metinlerinde anlatıcı gerçek kişi iken öğretici metinlerde kurmaca kişidir.               (    )
    3. Coşku ve heyecanı dile getiren anlatım daha çok şiirsel ifadelerde kullanılır.                  (    )
    4. Makalelerde açıklama, tanımlama, tartışma gibi anlatım biçimleri kullanılır.                      (    )
    5. Açık bir anlatım, akıcı, yalın, durudur.                                                                    (    )

 

  1. 3.    Aşağıdaki tabloda doğru işaretlemeleri yapınız. (10p)

 

 

     Hoşgörü

      Yarışma

         Resim

        Ümitsiz

         Uyku

Basit

 

 

 

 

 

Türemiş

 

 

 

 

 

Birleşik

 

 

 

 

 

Soyut

 

 

 

 

 

somut

 

 

 

 

 

 

  1. 4.    Aşağıdaki birleşik isimleri inceleyiniz. (10p)

 

 

Günebakan

Çanakkale

Aslanağzı

Biçerdöver

Eskişehir

Anlam bakımından

 

 

 

 

 

Kuruluş bakımından

 

 

 

 

 

 

(Test bölümünü oluşturan sorular dörder  (4’er) puandır.)

 


  1. 5.    (I) Beyoğlu kaldırımlarındayım. (II) Ara sıra sendeliyorum. (III) Caddenin kenar çizgileri bir makas gibi açılarak bana doğru geliyor. (IV) Ağır ağır yürüyorum. (V) Bir tespihin taneleri gibi havaya dizili ışıklar ben sendeledikçe sallanıyor.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri yer değiştirirse parça anlamlı bir bütün olur?

            A. I. – II.           B. I. – IV.          C. II. – III.         D. II. – IV.         E. IV. – V

 

  1. 6.    (I) Nurullah Ataç’ın ilk yazıları, Dergah’ta yayımlandı. (II) Yahya Kemal, Yakup Kadri, Ahmet Haşim de bu dergide yazıyordu. (III) Bu yazıların ardından Ataç aynı dergide şiirleriyle göründü. (IV) Ayrılık, özlem, ölüm duygusuyla dolu ürünlerdi bunlar. (V)Yalnızlık, Akşam Şarkısı adlı şiirleri, bu şiirlerdendi.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

            A. I.                  B. II.                 C. III.                D. IV.                E. V

 

  1. 7.    “Gaz lambasının ışığında yarı aydınlık bir odaya geçiliyordu. Göz alışana kadar, odanın dekorunu ayrıntılarıyla görmek mümkün değildi. Karşı duvarda çapraz duran bir tüfek, onun hemen sağında işlemeli kılıfı içerisinde asılı duran kutsal kitap vardı. Duvarın rengi fark edilmiyordu. Sol tarafta üzeri çiçekli basma örtülü bir divan duruyordu.”

Yukarıdaki parçada hangi anlatım tekniği daha ağır basmaktadır?

            A. Açıklama        B. Betimleme     

            C. Öyküleme      D. Tanımlama    

            E. Örneklendirme

 

  1. 8.    “Eleştiri, bir eserin yalnız kötü yanlarını yakalayıp onu yermek ya da yalnız iyi yanları üzerinde durup sanatçıyı boş yere böbürlendirmek demek değildir. Eleştirmenin görevi, sanatçıya ışık tutmaktır. Bu da eserin kusurlarıyla birlikte başarılı yönlerini ortaya koymakla olur.”

Yukarıdaki parçanın anlatımında daha çok hangi yola başvurulmuştur?

            A. Karşılaştırma      B. Tanımlama      

       C. Tartışma     D. İlişki kurma       E. Açıklama

 

  1. 9.    “Yaşamda ilk adımlarını yeni atmaya başlayan bir çocuğa bütün herkes güler yüzle bakar.” Bu cümlede hangi sözcükler gereksiz yere kullanılmıştır?

A. bütün – herkes                 B. Yaşamda – ilk

C. Yeni – bütün          D. atmaya – bir

E. Bir – güler yüzle

 

  1. 10.  Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
    1. Geçmişini biliyor ve arıyordu.
    2. İnsanları sevmiyor ve saymıyordu.
    3. Kimsesizleri arıyor ve buluyordu.
    4. İnsanları anlamıyor ve nefret ediyordu.
    5. Onun geleceğini umuyor ve ona bel bağlıyordu.

 

  1. 11.  (I) Makalenin bir gazete ve dergi yazısı olduğunu söylemiştik. (II) Makalenin doğuşu, gelişip çeşitlenmesi de gazeteyle birlikte olmuştur. (III) Makalenin okuru gazetenin de okurudur. (IV) Bu yüzden makale yazarı, makalenin anlatımının yalın ve yoğun olmasına dikkat edilmelidir. (V) Makalesinde söz oyunlarına, pek fazla yer vermemelidir.

Numaralanmış cümlelerden hangisinde anlatım bozukluğu vardır?

            A. I.                  B. II.                 C. III                 D. IV.                E. V.

 

  1. 12.  Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
    1. Üç hafta çabucak tükendi, ayrılışımız pek üzücüydü.
    2. Orhan Veli’yi pek severdi, onun şiirlerini sık sık okurdu bize.
    3. O, gözlüklerini çıkartıp yere çömeldi, konuşmamı istedi.
    4. O gün kardeşim okulda, ben ise evdeydim.
    5. Kendisinden çok şey bekliyoruz ve ona ümit bağlıyoruz.

 

  1. 13.  “Bu konuda ne senin ne de benim düşüncelerimin önemi var.” Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    1. Özne – yüklem uyumsuzluğu
    2. Yüklemin olumlu olması
    3. Tamlama yanlışlığı
    4. Bir sözcüğün anlamca yanlış kullanılması
    5. Gereksiz yere bağlaç kullanılması

 

 

14. “Geniş okur topluluklarının ilgisini çekmesi gereken bir dergi, bilimsel olma özentisi içinde, dar bir çevrenin işine yaramıyor mu?” Altı çizili sözcüklerden hangisi isim değildir?

 

      A. topluluklarının             D. özentisi

      B. gereken                    E. çevrenin

      C. dergi


 

  1. 14.  Aşağıdaki şiirdeki öyküleyici anlatım öğelerini belirleyerek bu öğelerle kısa bir hikâye yazınız. (20p)

I.                                                         III.

Hiçbir şeyden çekmedi dünyada                Tüfeğini depoya koydular,

Nasırdan çektiği kadar.                             Giysilerini başkasına verdiler

Hatta çirkin yaratıldığından bile                  Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,

O kadar müteessir değildi                         Ne matarasında dudaklarının izi;

Kundurası vurmadığı zamanlarda                Öyle bir rüzgâr ki,

Anmazdı ama Allah’ın adını,                       Kendi gitti, ismi bile kalmadı yadigâr.

Günahkar da sayılmazdı.                           Yalnız şu beyit kaldı,

Yazık oldu Süleyman Efendi’ye                  Kahve ocağında, el yazısıyla:

                                                           “Ölüm Allah’ın emri,

II.                                                        Ayrılık olmasaydı.”

Mesele falan değildi öyle                                                  ORHAN VELİ KANIK

“To be or not to be” kendisi için;

Bir akşam uyudu;

Uyanmayıverdi.

Aldılar, götürdüler.

Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.

Duyarlarsa öldüğünü alacaklılar

Haklarını helal ederler elbet.

Alacağına gelince

Alacağı yoktu zaten rahmetlinin.

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                                          Başarılar dilerim

                                                                                                                                      

 

 

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam91
Toplam Ziyaret2503047
Saat
NAMAZ VAKİTLERİ

SAYFAMIZI BEĞENİN
VİDEOLAR

halilakpinarcom videoları Dailymotion'da

GAZETEKAMU.COM
Hava Durumu
Anlık
Yarın
17° 27° 12°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.54793.5621
Euro3.87173.8872
Takvim
İL İL TÜRKİYE
NAPOLYON TIKLA ÜYE OL
Fikirlerini Paylaş, Sen de Kazanmaya Başla!