• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
MUHTEVA
Site Haritası

Alexa

Custom Search

Gerçekleri söyleyelim

Gerçekleri söyleyelim http://yenisafak.com.tr/yazarlar/CemKucuk/gercekleri-soyleyelim/38170

Türkiye'de en kolay şeylerden biri ne deseniz, ben herhalde 'profesör olmak' derim. Yanlış anlaşılmasın, bu ülkede gerçekten çok iyi profesörler, doçentler var. Dünyayla rekabet edecek kapasitesi ve yeteneği olanlar da var.

Bazı üniversite hocaları var ki, bilim yapmak ya da analizde bulunmak yerine siyasi demagoji yapıyorlar. Gazete ve dergilerde yazan bazı üniversite hocalarını görünce insan çok üzülüyor. Çünkü okumuyorlar. Hatta bir hanım profesöre Zbigniew Brzezinski'nin 'Tercih& Küresel Hakimiyet mi Küresel Liderlik mi?' aslı eserini sorduğumda bana kitap okumadığını söylemişti. Düşünün koca profesör dünyanın en önemli stratejistinin kitabını okumuyor.

O yüzden profesörlük bizde etikettir. Ben ortaya eser ya da fikir koymayan hiçbir hocaya önem atfetmem. Ha, bu kişiler mevki makam sahibi olurlar, itibar görürler, şirketlerin yönetim kurumlarına girerler. Ama zamanla tribünlere oynadıkları, medyanın yol verdiği popülist kişiler oldukları ortaya çıkar.

Beni bu anlamda en çok şaşırtan kişi İhsan Dağı oldu. Dağı'nın yazılarını okurum ama kendisi ne yazık ki fikir vermek yerine şahsi endişelerini dile getiriyor. Geçmişe dönük yazılarına baktığınızda o kadar çok çelişki var ki… Mesela 07.06.2013'de Zaman'da yazdığı 'AK Partililer sokağa iner mi?' başlıklı yazısında Dağı şöyle diyor: 'Bakıyorum da, son dönemde sürekli 'yeni Türkiye'den söz edenler Gezi olayını hâlâ 'eski Türkiye' ezberleriyle konuşmaya ve yazmaya devam ediyorlar. Olayları ya 'dış mihraklar'a bağlıyorlar, ya da 'iç komplolara'.  Sosyoloji bilenler de bunu yapıyor, siyaset bilimi okuyanlar da...

Şimdi de sosyolojik veya politik analizler yerine 'komplo teorileri'nden geçilmiyor ortalıkta. Olayları tetikleyen cuma sabahı baskınını polisin içindeki birilerine bağlayan komplocular bile var. Herkesin gözü önünde cereyan eden olaylara bakmak yerine komplo analizleriyle hem kendilerini yanıltıyor, hem de Başbakan'ı aldatıyorlar.

…Toplumsal bir tepkiyi sadece örgütlere ve komplolara bağlayarak olayların kökenlerini anlamazlıktan geliyor.'

Bunu yazan İhsan Dağı Gezi Parkı'nın arkasında komplo aramayın diyor. Peki kabul. Aramayalım. O zaman 8 Mart 2011'de Zaman'da 'AK Parti seçimle devrilmezse, ne olur' başlıklı yazısında bakın İhsan Hoca ne yazmış. 'Olayın bir de bölgesel ve küresel boyutu var (Mısır'da Tahrir'deki olayı kastediyor. CK). Ortadoğu'da meydana gelen gelişmeler bir yandan Türkiye'nin profilini yükseltirken bir yandan da riskler yaratıyor. Bölgede etkisi yükselen Türkiye'ye karşı kıskançlıklar ve düşmanlıklar da artıyor. İsrail, Türkiye'nin ardından bölgedeki önemli bir ülkeyi, Mısır'ı da 'kaybetti'. Mısır ile Türkiye arasında 'sandviç' olmaktan korkuyor.

… İsrail, böyle bir sıkışmışlıktan çıkmak, Türkiye'yi yeniden 28 Şubat günlerinde olduğu gibi koşulsuz yanına çekmek için AK Parti karşıtı bazı 'organizasyonlar'ı destekleyebilir. Arkasına ABD'nin güçlü İsrail lobilerini ve AK Parti'den uzun süredir kurtulmak isteyen 'neo-con'ları alarak Türkiye'deki bazı 'çılgın Türkler'e 'yürü' diyebilir. Bana kalırsa son zamanlarda böyle bir ihtimalin zemini hazırlanıyor. İçte ve dışta 'demokrasi dışı' arayışların böylesine kesiştiği bir durumda herkesin dikkatli olması gerek.'

Tüh Bismillah. Bize komplo aramayın diyor da, kendisi İsrail'in neo-conlar'la Türkiye'de sıkıntı çıkarabileceğini söylüyor. Yani komplonun alasını yapıyor. Herkes dikkatli olsun, İsrail her şeyi yapabilir diyor. Ben demiyorum İhsan Hocamız diyor.

Devam edelim. Bugün AK Parti'yi hangi saiklerle topa tuttuğunu bilmediğimiz İhsan Dağı, 'Gezi Parkı tepkisini marjinal grupların ideolojik dogmatizmi veya kökü dışarıda komplolar olarak nitelemek çok yetersiz kalır' diyor. Eyvallah. Dediğini yapalım hocanın.

Ama arşive de bir bakalım.4 Şubat 2011'de 'Seçimlerden umudunu yitirenler ne yaparlar?' başlıklı yazısında bakın Sayın Dağı ne yazmış: 'AK Parti karşıtı kamp daha şimdiden haziran seçimlerinden (2011 genel seçimleri CK) umutlarını kesmiş durumda. Bütün hazırlıklar haziran sonrasına göre yapılıyor. Yeni strateji, Türkiye'yi yönetilemez hale getirmek ve ardından...

Dolayısıyla meşru siyasetten çekilip farklı bir oyun kurmak istiyorlar. Öğrenci olayları ile ilk işaret fişeği atıldı. Dün sahneye DİSK sürüldü. Silivri'yi elli bin kişiyle basmak, sokak sokak, mahalle mahalle direnişe geçmek boş fikirler değil. Meclis çalışmalarının meşruiyetini sorgulamak, Tunus ve Mısır üzerinden halkı sokağa çağırmak bu bağlamda anlamlı. 27 Mayısçıların 'direniş hakkı' lafını ağzına dolayanlar niyetlerini faş ediyorlar. Bir yandan da AK Parti'yi 27 Mayıs öncesinde olduğu gibi muhalefete karşı 'sert' tedbirler almaya zorluyorlar ve zorlayacaklar 'zorba' bir hükümet görüntüsü vermesi için.'

Tebrik ederim İhsan hocam. Olay budur. Biz de bunu diyorduk. Çok yaşayın. 2011'de, iki yıl önceden olayları görmüşsünüz. Daha bunun gibi çok örnek var yazılarınızda. İki, üç yıl önce yazdıklarınızla şimdiki yazdıklarınız yüzde yüz zıt. Bu nasıl oldu İhsan hocam? Bir izah eder misiniz?

İnsan ik üç yıl içinde bu kadar değişir mi, çok şüphe götürür. Bir de geçmişte yazdığınız Suriye yazıları var ki, akla ziyan. Gezi Parkı meselesinde de yarın böyle boşa düşmeyiniz. Sonra başka biri çıkar, bugünkü yazılarınızı örnek gösterir.

Baksanıza, Reyhanlı patlamaları için Türkiye büyük güç olmanın bedelini ödüyor diyen Cengiz Çandar gibi sevdiğimiz abimiz bile Gezi Parkı'nda hemen fikir değiştirdi. Olabilir, her fikre saygı duyuyoruz. Ama biz bilim insanlarından analiz ve ayağı yere basan fikirler bekleriz. Gerçekleri söylesin isteriz. Zira ülke meseleleri şahsi beklentilere indirilemeyecek kadar önemlidir.

Twittter.com/cemkucuk55


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam172
Toplam Ziyaret3053313
Saat
NAMAZ VAKİTLERİ

SAYFAMIZI BEĞENİN
VİDEOLAR

halilakpinarcom videoları Dailymotion'da

Hava Durumu
Anlık
Yarın
33° 38° 23°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.67455.6973
Euro6.27036.2955
Takvim