• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
MUHTEVA
Site Haritası

Alexa

Custom Search

ÜDS SORUNLAR ÇÖZÜMLER

 

ÜDS'DE SORUNLAR, ÇÖZÜMLER 1

GİRİŞ

ÜDS SINAVINA HAZIRLANAN BİR ADAYI BEKLEYEN TEMELSORUNLAR ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
a) Çalışma Yöntemi ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri
b) Deneme Sınavları ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri
c) ÜDS Kursları ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri 

 

GİRİŞ

ÜDS için hazırlık yapan adaylar bin türlü sorunla karşılaşıyor ve (genellikle) olmayan deneyimleri ile bu sorunları kendi başlarına çözmeye çalışıyorlar. Kimisi yok denecek kadar az bir İngilizce temeli ile hemen kolları sıvayıp ÜDS sınavlarının başına oturuyor; kimisi belki kapağını bile açmayacağı bir sürü kitap satın alarak zengin bir kaynak koleksiyonu oluşturuyor; kimisi ise doğru bir iş yaptığını zannederek gereksiz yüzlerce kelime ezberliyor ve bu esnada hedeften yavaş yavaş uzaklaşıyor.

Biz bu dosyada, yukarıda saydığımız ve sayamadığımız önemli bazı sorunları mercek altına aldık ve çözüm önerilerinde bulunduk. Yaptığımız çalışmanın size yarar getirmesini dileriz.

ÜDS SINAVINA HAZIRLANAN BİR ADAYI BEKLEYEN TEMEL SORUNLAR ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

a) Çalışma Yöntemi ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun 1: Her sınav döneminde kendi kendime söz veriyorum; ÜDS’yi başarmak için neyi öğrenmem gerekiyorsa oturup çalışacağım, diye. Ama dönem bittiğinde bakıyorum ki, yine belli konulara ağırlık vermişim ve süreyi iyi kullanamamışım. İki sınav dönemi arasında fazla boşluk bıraktığım zaman da kimi eski bilgiler uçup gidiyor. Bu nedenle, birçok yapıyı tekrar tekrar çalışmak zorunda kalıyorum. Yani tam bir kısır döngü! Ve ne yapsam her seferinde bir şeyler eksik kalıyor!

Çözüm 1: ÜDS hazırlığını diğer sorumluluklarınızdan arta kalan (dar) zamanlarda yapıyor olabilirsiniz. Ancak elinizdeki zamanı yine de daha efektif (verimli) kullanabilirsiniz. Örneğin, sadece gramer çalışmaz (ya da gramerde sadece tek bir konuya haftalarca takılıp kalmaz), biraz da kelime hazinenizi geliştirmek için vakit ayırabilirsiniz. Böyle bir değişiklik zihninizin dağılmasına da yardımcı olur. Bunu başarabilmek için şartlarınıza uygun, akılcı bir Çalışma Planı* hazırlayın. Bu, en kötü gününüzde bile uyabileceğiniz iddiasız bir plan olsun. Ama bu iş başarılıncaya kadar siz bu planın kölesi, o da sizin efendiniz olsun!

*Sitemizdeki ÜDS Çalışma Planı bu konuda size rehberlik edecektir.
 
Sorun 2: İngilizcede belli bir temelim var. Hemen sınav çözmeye başlasam ve eksiklerimi, yaptığım deneme sınavları üzerinde gidermeye çalışsam daha iyi olmaz mı?

Çözüm 2: ASLA! ÜDS sınavına hazırlanan ortalama dilbilgisine sahip bir adaysanız, yapacağınız ilk iş, geçmiş yıllara ait bir ÜDS sınavını masanızı koyup çözmeye çalışmak olmamalıdır. Buna ne kelime hazineniz, ne gramer bilginiz, ne de sınavın 3 saatlik süresi yeter! Sabırlı olun; önce sınavı (düşmanınızı!) iyi tanımaya çalışın. Soru türlerini, çözüm tekniklerini, sınavdaki ağırlıklarını ve bu türler için ayırabileceğiniz azami süreleri mutlaka öğrenin.

Öneri: Sitemizdeki FEN 7 ve SAĞLIK 8 sınavlarının çözüm dosyaları size bu konuda yardımcı olacaktır. Ayrıca, bkz. sitemizdeki ÜDS Nedir? dosyası / Tablo 1: ÜDS’de Soru Türleri ve Her Soru Türü İçin Ayrılması Gereken Süre. 

Sorun 3: Birçok arkadaşım farklı yöntemler deneyerek ÜDS’yi başardıklarını anlatıyorlar. Örneğin, kimisi yalnız hikaye kitapları ya da yabancı haber dergileri (Newsweek vs.) okuyarak başarılı olduğunu, kimileri ise sadece gramer çalıştıklarını ya da sadece kelime ezberlediklerini söylüyorlar. Açıkçası aklım karışıyor; hangi yolu izlemem gerektiğine bir türlü karar veremiyorum.

Çözüm 3: Her başarılı insan farklı olmak, farklı görünmek ister. Haklıdır da! Çünkü belli bir barajı aşmış ve başkalarının yapamadığı bir işi yapmıştır. Elinde bir belge (örneğin, sınav sonuç belgesi) vardır ve başarısı kesindir. Ama bu başarı ile ilgili hikayesi ‘kesin olmayabilir’. Örneğin, bu kişi barajı aştığı sınavı esas alıp önceki hiçbir başarısız olduğu sınavdan ya da o sınavlara hazırlanırken yaptığı çalışmalardan (kazandığı birikimden) size söz etmemiş olabilir.

Aslında gerçek şudur: ÜDS sahip olduğu düşük* ortalama başarı oranı ile nam salmış bir sınavdır. İmkansız olmamakla birlikte, kulaktan dolma bilgilerle bu sınavı geçmek pek de kolay bir iş değildir. Böylesi ciddi bir sınava, oturmuş/denenmiş normlara bağlı kalarak hazırlanmak daha akılcı bir yöntem olacaktır. Çünkü geçmişte ÜDS’yi başarmış adayların çok büyük bir çoğunluğu, sınava genel kabul görmüş, bilimsel esaslara bağlı kalarak çalışmışlardır.

*ÖSYM tarafından önceki yıllarda açıklanan verilere göre, ÜDS’de 65 ve yukarı puan alan aday sayısı %15 civarındadır.

Bir öneri: Çevrenizdeki arkadaşlarınızdan, başarılı olanların hikayeleri kadar, başarısız olanların hikayelerine de kulak veriniz. Onları başarısızlığa iten nedenler sizin kurtuluşunuz olabilir!

Bir uyarı: ÜDS’nin kendine has bir kelime (1)* hazinesi vardır. Temel gramer konuları (2) ve okuma-anlama becerisini (3) sınayan sorular ise farklı bir anlayışla hazırlanmıştır. Bu üç ayaktan birini ihmal eden bir adayın başarısı ise, ne yazık ki gecikmeye mahkumdur.

*Sınavın hangi kelimeleri, neden önemsediğini anlamak için bkz. ÜDS Çalışma Planı / Kelime Nasıl Ezberlenir adlı dosya.

Sorun 4: Belli bir süre şevkle çalıştıktan sonra, oturup ÜDS’de çıkmış gramer sorularını ya da tam ölçekli bir ÜDS sınavını çözüyorum. Ama istediğim sonucu alamayınca umudum kırılıyor ve çalışmaktan vazgeçiyorum.

Çözüm 4: Başarılı sonuçlar almak için acele ediyor olabilirsiniz. Bundan daha ciddi bir durum ise; çalışmanızın sürekliliğini, başarınızın sürekliliği şartına bağlamış olabilirsiniz (yani çalışırsam başarılı olmalıyım, başarı yoksa çalışma da avucunu yalasın!). Bunu muhtemelen bilerek ya da planlayarak yapmamışsınızdır. Ama içten içe sizi kemiren bu duygunuza gem vurmalı ve şöyle düşünmelisiniz: “Sınavı bir defada başaramasam da, yaptığım bütün çalışmalar bir sonraki dönemin sermayesi olarak bende kalacak. O halde, gramer testlerinde vs. hemen iyi sonuçlar beklememeli, sabırlı olmalıyım.”

Ne kadar tersini dilemiş olsa da, on binlerce aday ÜDS’de ve daha önceki adıyla Doçentlik Merkezi Yabancı Dilbilgisi Sınavında planlarını birden çok kez ertelemek zorunda kalmış ve üzülmüşlerdir. Aslında akılcı bir planlama ve biraz sabırla bu üzüntü ve gerginliklerin engellenebileceği açıktır.

Bir yaman çelişki: Mantıken hesaplandığında en az iki gün sürecek bir iş var. İşin de iki taliplisi var. Biri, işi bir günde bitireceğini söyleyip ancak ikinci günde tamamlayabiliyor ve üzülüyor. İkinci talipli ise, üç günde bitireceğini söylüyor ama işi ikinci gün teslim edip seviniyor. Aynı işi aynı sürede bitirmiş iki kişi; biri üzülüyor, biri seviniyor! Karar sizindir.
 
Sorun 5: ÜDS sınavının İngilizce bilgisini ölçtüğüne inanmıyorum. Bu garip sınavın bir çalışma yöntemi olabileceğine de inanmıyorum. Bana, sanki ne çalışsam boşa gidecek gibi geliyor.

Çözüm 5: Yalnız değilsiniz! Birçok adayın bu düşüncelerinizi paylaştığından emin olabilirsiniz. Benimsediğiniz bu yaklaşım tarzıyla aynı dertten muzdarip başka birçok adayın kalbini kazanabilirsiniz. Ama sınavı kazanamazsınız! Lütfen söyler misiniz, ülkemizde yapılan hangi merkezi sınav adayların bilgi ve becerilerini tam olarak ölçebiliyor? Bu soruya cevabınız “Hayır” ise, lütfen tartışmayı bir kenara bırakınız ve daha fazla gecikmeden çalışmaya başlayınız.

Öneri: Bu işe yaramaz sitede vakit öldürdüğünüze göre, siz ya bir akademisyensiniz ya da akademisyen olmaya aday bir üniversite mezunu. O halde bir akademisyene yakışanı yapın ve önce önünüzde bir sorun (kolay yutulamaz bir lokma!) olduğunu kabul edin. Daha sonra bu lokmayı kolay yutulabilir parçalara bölün (analiz edin). Bunu da zamana yayın. Bu esnada bırakın, işin sistematiği yavaş yavaş oluşmaya ve oturmaya başlasın! O zaman hiçbir çabanızın boşa gitmediğini göreceksiniz.

Sorun 6: İki sınav arasında kalan süre tam olarak hazırlanma imkanı vermiyor. Birçok konu eksik kalıyor. Her şey birbirine giriyor, bilgiler karışmaya başlıyor.

Çözüm 6: Çözüm 4’te aşağıdaki uyarıyı yaptığımızı hatırlayınız:

Bu zorlu sınavı bir defada başaramasanız da, yaptığınız bütün çalışmalar bir sonraki dönemin sermayesi olarak sizde kalacaktır. O halde, işin bu yönünü de düşünüp gerginliğinizi azaltmalı ve hemen iyi sonuçlar beklememelisiniz.

Yorum: Gerçekten de, birçok adayın sorunu bu sabırsızlık halidir. Her şeyi bir sınav dönemine sıkıştırmaya çalışınca eğreti bir temel oluşur. Böyle olunca da birçok konu yarım kalır. Daldan dala konayım derken, disiplinden de uzaklaşmaya başlarsınız. Bu, hiç bilmemekten daha kötü bir durumdur. Artık her soru üzerinde yürütecek bir fikriniz vardır ama iki kıytırık seçeneğe takılır kalır, işin içinden bir türlü çıkamazsınız. Ve başarısızlık halinde aynı konuları tekrar etmeniz gerekir. Gerçek hayatta buna sil baştan yöntemi denir ve bu çok sıkıcı bir iştir. Çözümü ise bir o kadar basittir:

  1. Daha işin başındayken, sınav hazırlığını en az iki döneme yayma yürekliliğini gösterebilmek,
  2. İki sınav dönemi arasında ASLA 7 günden daha uzun ara vermemek.

Sorun 7: Çok fazla kaynak ve ÜDS hazırlık/yardımcı kitabı var. Hangisine çalışacağıma karar veremiyorum.

Çözüm 7: İşte bu gerçek bir sorun! Kaynak konusunda dikkatli olmalısınız. Bu satırların yazarı bir ÜDS hazırlık dergisi çıkarmayı planlıyor. Ama derginin yayınlanmasını beklerken daha önceki yıllarda vefat etmiş ÜDS adaylarını düşününce sizlere bu konuda ümit vermemek herhalde daha doğru olacak. Şimdi sorunun çözümüne geçelim. Sitemizin ÜDS Çalışma Planı/Gramer Nasıl Çalışılır? adlı dosyasının en son bölümünde (hatta son satırlarında) ÜDS için kaynak seçimi konusunda hazır öneriler vardır. Bu önerilere kulak veriniz. Biz de, aşağıda bazı ek önerilerde bulunalım:

  1. Herhangi bir kaynakla ilgili yapılan reklamın doğruluğunu araştırınız.
  2. Yararlılığı çok kişi üzerinde denenmiş temel kaynakları tercih etmeniz akıllıca olabilir.
  3. Kaynak sayınızı sınırlı tutun ki aralarında boğulup kalmayasınız.
  4. Bir kaynağın sistemi ile diğer bir kaynağın sisteminin karışmasına (çorba olmasına) izin vermeyin.

Sorun 8: Ben ÜDS sınavlarının belli soru türlerini bir araya getirip öyle çalışıyorum. Örneğin, bütün gramer ya da yarım cümle tamamlama sorularını (sınavdaki 24-35 arası sorular) ayrı çalışıyorum.

Çözüm 8: Eğer bütün bir sınavın sadece tek bir bölümünde yetersiz iseniz, yönteminiz faydalı olabilir. Ama genel olarak sınavın her bölümünden (soru türünden) belli oranlarda eksikleriniz varsa, sınavları bir bütün olarak çözmeye (parçalamamaya!) özen gösteriniz. Parça parça çalışmak soru türleri için ayrılabilecek en çok süreleri aşmanıza yol açabilir. Yani süre konusunda disiplinin oturmasını geciktirebilir ya da engelleyebilir. Bir diğer sorun ise, örneğin, toplu halde metin inceleme soruları çözdüğünde başarılı olan bir adayın, bu başarısını gerçek bir deneme sınavına taşımakta zorlanabilmesidir. Çünkü gerçek bir deneme sınavında süre sıkıntısı yaşanır ve metin inceleme bölümüne ulaşan her aday az ya da çok yorulmaya başlar. Bu da performansı düşürür ve aday, metinleri bağımsız çalışırken yakaladığı başarıya gerçek sınavda ulaşamayabilir.

Sorun 9: Tam olarak Türkçesini anlamadan soruları çözemiyorum. Bazen bir soruyu gramer kurallarına bağlı kalarak çözmeye çalıştığım da oluyor. Ama cevaptan ne kadar emin olursam olayım, sorunun Türkçesini yine de iyice anlamak istiyorum. Bu, bana hatalı bir yöntemmiş gibi gelmiyor ama vakit kaybediyor ve soru sayısı ilerledikçe yorulduğumu hissediyorum.

Çözüm 9: İşte şimdi olmadı! Bizim bütün davamız sizi şu ömür törpüsü çeviri işkencesinden kurtarmak değil mi? Biz bu siteyi niye hazırladık zannediyorsunuz?

Gramer bilgisiyle çözülmesi gereken bir gramer sorusunu çevirmek niye? Ne zorunuz var koca bir metni tercüme etmeye çalışıyorsunuz? Metin inceleme sorularında metni güzel çevirenlere ek puan veriyorlar da, bizim mi haberimiz olmadı?

Lütfen gerçekçi olunuz! ÜDS, adayların çeviri becerisini sınayan bir sınav değildir! Öyle olsa, herkesin önüne bir sayfa İngilizce, bir sayfa da Türkçe yazı koyar, “Çevir oğlum/kızım!” derlerdi. ÜDS’de sadece 6 adet çeviri sorusu vardır (36-41 arası sorular); onlar da çeviri becerisiyle değil, ayrı bir teknikle çözülür (bkz. SAĞLIK BİLİMLERİ 8 / ÇÖZÜMLER DOSYASI / İlgili bölüm).

Okuma–anlama (42-80 arası sorular) bölümünde de durum farklı değildir (yani okuma-anlama soruları da ayrı bir teknik ile çözülür/çözülmelidir). Bu tür sorularda adayın kavrama becerisi sınanır. Ve soru hiç beklenmedik bir yerden (ayrıntıdan) gelir. Soruyu hazırlayan ekip, bir metni bütünüyle anlamak için uğraşmış bir adayın o ayrıntıyı büyük ihtimalle kaçıracağını adı gibi bilir; soruyu da ona göre hazırlar! Gelin, bu çok deneyimli ekiple inatlaşmayın. Gençliğinize yazık etmeyin! Siz asıl bu ekibin soruları nasıl hazırladığını anlamaya çalışın. Anlamaya çalışın ki çözüm için işe yarar bir yöntem geliştirebilin!

Öneri: Metin İnceleme sorularında ne gibi tuzaklarla karşılaşabileceğinizi ve bu tuzakları nasıl fark edebileceğinizi öğrenmek istiyorsanız, SAĞLIK BİLİMLERİ 8 / ÇÖZÜMLER DOSYASI / 10. Bölüm giriş açıklamalarını okuyunuz.

Bir iyi haber: Okumanızı istediğimiz bölüm sadece 1-2 sayfadır!

 
b) Deneme Sınavları ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun 1: Deneme sınavları yapmaktan çok sıkılıyorum. Yapsam da sınavları tamamlayamıyorum. 3 saat masa başına yapışıp kalmak benim için adeta bir işkence. Ama soru türlerini ayrı ayrı çalışırsam bu kadar zorlanmıyorum.

Çözüm 1: Temel gramer konularını bitirdikten ve bu esnada biraz da kelime hazinenizi geliştirdikten sonra, kendinizi tam ölçekli deneme sınavlarıyla düzenli olarak sınamalısınız. Aslında soru türlerini ayrı ayrı çalışarak da belli bir başarı elde edebilirsiniz. Ama bu yöntem, eksiklerinizin tam olarak ortaya çıkmasını engelleyebilir ve bütünün oluşmasını geciktirebilir (bkz. bir önceki bölüm / Çözüm 8).

Lütfen bize güvenin: Eğer sınavın bütün sorularını cevaplamak zorunda olmadığınızı bilir, cevapladığınız sorularda ise bir matematik problemi çözer gibi çeşitli tekniklerden yararlanabilirseniz (yani bütün soruları tek tek çevirmeye kalkmazsanız), 3 saatin nasıl geçtiğini anlamazsınız. Üstelik sınavda yapabileceklerinizi yaptığınızdan eminseniz, masa başından daha erken kalkabilir ve Sorun 1’i önemli ölçüde listenizden çıkartabilirsiniz.

Unutmayınız; ÖSYM’nin uygulayacağı sınavdan önce, yaptığınız deneme sınavlarında başarılı olmalısınız.

Sorun 2: Deneme sınavları bana ağır geliyor. Notlarım çok düşük çıkıyor ve bu sınavı başarabileceğime dair kendime olan güvenim sarsılıyor.

Çözüm 2: Bu durum, ÜDS çalışmalarına geçmek için henüz yeterli düzeyde olmadığınızı akla getiriyor. İsterseniz, işe önce YDS* sınavlarından başlayın. O da fazla gelirse, sitemizin Gramer Çalışmaları bölümüne girin ve burada verilen Düzey Belirleme Sınavı 1 ya da Düzey Belirleme Sınavı 2’yi kendinize uygulayın ve sonucu bize bildirin. 

*ÖSYM tarafından üniversite giriş sınavlarıyla birlikte yapılan Yabancı Dil Sınavı. Bu sınavın formatı ile ÜDS/KPDS’nin formatları neredeyse birebir aynıdır. Ancak, YDS’nin düzeyi ÜDS/KPDS’ye göre daha düşüktür. 

Sorun 3: Yaptığım deneme sınavlarında notumun azar azar da olsa yükselmesini bekliyorum. Tersine, notlarım ya yerinde sayıyor ya da bazen daha da düşüyor. Bu moralle çalışmaya devam etmek hiç içimden gelmiyor. İşin başına tekrar otursam da, konsantre olamıyorum.
 
Çözüm 3: ÜDS’de sınavdan sınava bazı düzey farklılıkları olduğu bilinen bir gerçektir. Görece kolay bir deneme sınavından sonra, düzeyi daha yüksek ikinci bir sınavda notunuzun düşmesini doğal karşılamalısınız. Ancak sorun şudur ki, sınavı önünüze koyduğunuzda düzeyin yükseldiğini anlamamış olabilirsiniz. Daha sade bir dille açıklamak gerekirse; belki de ikinci (zor) deneme sınavındaki tuzakları görmemişsinizdir. Yani siz bazı gramer sorularını vs. mevcut bilginizle cevaplamış ama bunların ek bir bilgi/beceri gerektirdiğini fark etmemişsinizdir.

Bir başka sorun ise, temeldeki eksikleriniz nedeniyle, her yeni deneme sınavına yanlışlarınızı da taşıyor olma ihtimalinizdir. Yanlış cevaplarınızın daha çok hangi soru türlerinde yoğunlaştığını anlamaya çalışınız. Bir ÜDS hazırlık programına devam ediyorsanız, hocanıza danışınız. Etmiyorsanız, sanal ortamda bizden yardım isteyebilirsiniz.

Bir yorum: Notun önemli olmadığını kim iddia edebilir! Hele hele ÜDS gibi öğretmen kanaatinin bulunmadığı, tek bir puanla adayların başarısız sayıldığı bir sınavda! Ancak siz siz olun, notu yine de tek başına ölçüt olarak almayın. Çünkü bazı adaylarda ham bilgilerin beceriye dönüşme süresi daha uzun olabilir. (Özetle, her aday mevcut bilgi birikimini hemen puana dönüştüremez.) Bunu olağan sayın ve kişisel bir sorun haline getirmeyin (yani kompleks yapmayın). Denemelere aynen devam edin. Deneme (antrenman) sayınız arttıkça önünüzdeki soru kitapçığının direnci azalacaktır. Biraz sabır! 

Sorun 4: Deneme sınavlarında ya da asıl sınavda neredeyse hiçbir soruyu cevapsız bırakamıyorum. İçine girip biraz inceleyince, artık o soruyu cevaplamak zorunda olduğumu hissediyorum. Hatta bazen yanlış olacağını bile bile işaret koyuyorum.

Çözüm 4: Belli ki bu sınavın psikolojik bir savaş olduğunu unutuyorsunuz! Çoktan seçmeli sınavları klasik sistem sınavlarla karıştırıyorsunuz. Klasik (yazılı) bir sınavda, sizde olmayan bir bilgiyi önünüzdeki kağıda aktaramazsınız. Belleğinizde ne varsa onu yazarsınız. Test usulü sınavlarda ise daha önce görmediğiniz ya da şöyle böyle hatırladığınız bir sürü bilgi seçenekler arasında davetkâr bir biçimde size göz kırpar. Ondan sonra kedi-fare oyunu başlar. Seçenek kaçar, siz kovalarsınız. İlk başlarda heyecan yaratan, keyif veren bu oyun genellikle ‘karanlık bir dehliz’de sona erer! Orada azalan vakit, kaybolan umut ve çepeçevre çaresizlik vardır. Şimdi çözümlere geçelim:

  1. 100 üzerinden 65-70 ya da daha düşük bir notu hedefleyen bir aday iseniz, 80 doğru cevap (80x1.25= 100 puan) sizin neyinize gerek? (Elinize hakim olun ve yanlış cevap vereceğiniz sorulardan uzak durun.)
  2. 100 puanı daha önce ne zaman aldınız ki bu rekoru egale (tekrar) etmek istiyorsunuz? (Yaptığınız deneme sınavlarının ortalaması asıl sınavda alacağınız puanla ilgili önemli bir fikir verir. Bu nedenle ÖSYM sınavında, deneme sınavı ortalamanıza uygun sayıda işaret koyun. Örneğin, deneme sınavlarında ortalama 55/80 doğru cevabınız varsa, ÖSYM sınavında işaret sayınızı en çok 60/80’de tutmaya çalışın.)
  3. Ama 2. maddede önerilen yöntemi ÖSYM sınavından önce mutlaka bol miktarda pratik edin. Boş bıraktığınız soruları hangi seçeneğe göre işaretlemeniz gerektiğini ise Sınav Stratejisi adlı dosyamızdan öğrenin. (Dosya sadece 4 sayfadır. Şimdilik...)

Sorun 5: Metinlere vardığımda, yorulduğumu hissediyorum ve bu bölümdeki soruları gördüğüm anda boğulacak gibi oluyorum.

Çözüm 5: Beki de metinlerden önceki soruları tek tek cevaplamaya çalışıyorsunuzdur. 1.-56. sorularda gereksiz vakit kayıpları yaşandığında, kabak metinlerin başına patlar (57.-80. sorular). Çözüm 4’te anlatılan önerilere uyduğunuz takdirde bu sorun büyük oranda ortadan kalkacaktır.

c) ÜDS Kursları ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun 1: ÜDS’ye tek başıma çalışabilir miyim? Kursa gitmem şart mı?

Çözüm 1: Belli bir temeliniz varsa ve neyi, nasıl çalışacağınızı biliyorsanız neden olmasın? Bireysel çalışmalarla da ÜDS’nin üstesinden gelebilirsiniz. Ancak koşullarınız elveriyorsa, çalışmalarınızı, sınavı tanıyan bir rehber eşliğinde yürütmeniz size hem vakit kazandırır hem de işinizi kolaylaştırır.

Not: Koşullarınız bir ÜDS kursuna devam etmenizi engelliyorsa, bize yazıp önerilerimize başvurabilirsiniz.

Sorun 2: Bir kurs dönemi (yaklaşık 4-4½ ay ve 90-120 saat) sınavı geçmem için yeterli olur mu?

Çözüm 2: Temel İngilizce bilginizde eksiklikler varsa, katılacağınız hiçbir yoğun kurs programı, ilk gireceğiniz sınava sizi güvenle taşıyamayacaktır. Bu durumda, sınav hazırlığını en az iki döneme yaymanızı öneririz. Birkaç aya sıkıştırılmış yoğun çalışma programları, ÜDS’nin başarılabilmesi için çoğunlukla yetersiz kalmaktadır.

Sorun 3: Vaktim çok dar. Sadece kurstaki derslere katılabilirim. Kendi başıma fazla bir şey yapamam. Bu durumda kursun bana faydası olur mu? 

Çözüm 3: Kurslar size rehberlik eder, işinizi kolaylaştırırlar. Ama sizin yerinize ders çalışamazlar. Bu nedenle -az ya da çok- kendinize vakit yaratmak için bütün yolları denemenizi öneririz. Ama işinizin yoğunluğu gereği ders çalışmak için zaman bulamıyorsanız, bir hazırlık programına katılmak ve dersleri düzenli olarak takip etmek size yine de belli bir temel ve bakış açısı sağlayacaktır.

Sorun 4: Bir kursa devam ediyorum ama başka kaynaklardan da destek alıyorum. Bunun bir sakıncası olur mu?

Çözüm 4: Ciddiyetini, kalitesini vs. araştırdıktan sonra, bir seçim yapmış ve bir hazırlık kursuna katılmışsınız. O halde öncelikle o kursun gösterdiği yolda ilerlemelisiniz. İyi bir ÜDS hocası aynı zamanda iyi bir ÜDS danışmanıdır. Bu nedenle, yararlanmak istediğiniz kaynaklar konusunda öncelikle ona danışmanızı öneririz.

Bir uyarı: Çalışma Yöntemi ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri alt başlığında Çözüm 7’yi hatırlayınız ve kaynak sayınızı sınırlı tutmaya özen gösteriniz.


 

ÜDS'DE SORUNLAR, ÇÖZÜMLER 2

ÜDS’DE FARKLI BİLİM DALLARI NEDENİYLE ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
a) ÜDS Sınavında Fen, Sağlık, Sosyal Bilimler Ayrımı Bir Tuzaktır!

b) ÜDS Çıtasını Aşmak İsteyen Bir Aday İçin 7 Altın Öğüt

SINAV SALONLARINDA YAŞANAN SORUNLAR ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

 

ÜDS’DE FARKLI BİLİM DALLARI NEDENİYLE ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

a) ÜDS Sınavında Fen, Sağlık, Sosyal Bilimler Ayrımı Bir Tuzaktır!

Bir adayın İngilizce dilbilgisini ölçerken, farklı terminolojiler kullanılabilir. Ancak, diğer birçok yerleşik dil sınavında olduğu gibi, ÜDS sınavında da, sorunun hazırlanış tarzı ve ölçülmek istenen dil becerisi aynıdır.

Öyleyse, bir ÜDS adayı sınava hazırlanırken fen, sağlık ya da sosyal ayrımı yapmamalıdır. ÜDS, Tıpta Uzmanlık Sınavı değildir; bir başka fen ya da sosyal alanda yapılan doktora yeterlik sınavı da değildir.

Aslında bazı soruları belli bir bilim dalına ait bilgiyle çözmek mümkündür. Örnek vermek gerekirse, ÜDS’ye giren her hekimin tıp bilgisini kullanarak cevaplayabileceği belli sayıda soru vardır. Ancak bu ‘belli sayıda soru’, tek başına hiçbir hekimi ÜDS’de hedeflediği puana ulaştıramaz.

b) ÜDS Çıtasını Aşmak İsteyen Bir Aday İçin 7 Altın Öğüt

(1) ÜDS çıtasını aşmak isteyen bir aday,
sınavı fen, sağlık ya da sosyal alanlardaki ‘derin’ bilgisiyle değil, oturmuş bir gramer bilgisiyle başarmaya çalışmalıdır. Aday bu bilginin miktarıyla değil, onu kullanabilme becerisiyle övünmelidir. (Örneğin, bir tense sorusunda, boşluktan sonra nesne (isim) kullanılmışsa, boşluk için pasif fiil içeren seçeneklere şans tanımamalıdır. Çünkü pasif bir cümlede nesne (isim), özne olarak başa geçer.)

(2) ÜDS çıtasını aşmak isteyen bir aday,
sınava hazırlanırken, fen, sağlık ya da sosyal alanlara ait binlerce işe yaramaz özel terim ezberlemeye çalışarak vakit ve umut kaybetmemelidir. Aday, sitemizin ÜDS Deneme Sınavları bölümünde, her sınavın sonunda verilen kelime dosyalarından bazılarını incelemeli (Örneğin, Fen 15, Sağlık 16 ya da Sosyal 15) ve çekirdek hazineyi oluşturan kırmızı kelimelerin fen, sağlık ya da sosyal farkı gözetilmeden onlarca kez tekrar edildiğine bizzat şahit olmalıdır.

(3) ÜDS çıtasını aşmak isteyen bir aday,
kırmızı kelimelerden* hiç değilse bir kısmını hazinesine katmalı ve bu çekirdek kelime hazinesiyle güzel işler yapabilmelidir. (Örneğin, bir bağlaç sorusunda, ana cümlede resistant (dirençli) ve yan cümlede vulnerable (dirençsiz, savunmasız) kelimelerinin zıt anlamlar taşıdığını hızla fark edebilmeli ve zıtlık anlatmayan as if, on account of the fact that ve moreover bağlaçlarını içeren seçenekleri -soru cümlesini bir kez daha okuma ihtiyacı duymadan- hemen eleyebilmelidir.)

* Bkz. sitemizdeki herhangi bir ÜDS sınav dosyasının sonunda verilmiş Yabancı Kelimeler bölümü.

(4) ÜDS çıtasını aşmak isteyen bir aday,
sınavdaki bilim dalına uygun ne kadar kelime (özel terminoloji) ezberlerse ezberlesin, elindeki hazinenin, okuma-anlama sorularını cevaplayabilmek için bir türlü yeterli gelmediğini, hep eksik kaldığını ve bu şekilde puan arttıramayacağını ‘geç olmadan’ fark etmelidir. Aday okuma-anlama barajını aşmak için akılcı davranmalı ve belirli bazı teknikleri benimseyip kullanmalıdır.

Küçük çaplı bir vaka çalışması: İlk yarısında herhangi bir öğretim metodolojisinin olumlu yönlerini ve ikinci yarısında aynı metodolojinin olumsuz yönlerini anlatan bir metin veriliyor. Metne ait soruda soru girişi olumlu ifadeler taşıyor. Bu durumda, aday soru girişine, metnin olumsuz bölümünden hiçbir görüşün bağlanmasına izin vermemelidir. Benzer şekilde, soru metnin metodoloji ile ilgili olumsuz yönlerine atıfta bulunuyorsa, aday olumlu hazırlanmış seçenekleri hızla eleyebilmelidir. Bunu yapmak için metni her defasında tekrar tekrar okuma ihtiyacı duymamalı, sadece ama sadece kendisine öğretilen tekniği uygulamalıdır.

Hatırlatma: Metin incelemede işe yarar bir çözüm tekniği öğrenmek ya da var olan becerinizi geliştirmek istiyorsanız, sitemizin FEN 7 ve SAĞLIK 8 sınavlarının Çözümler Dosyalarına tıklayıp ilgili bölümleri dikkatle inceleyiniz.

(5) ÜDS çıtasını aşmak isteyen bir aday,
sınavda karşısına çıkan her cümleyi kayıtsız ve şartsız anlamak zorunda olduğu saplantısından bir an önce kurtulmalıdır.

(6) ÜDS çıtasını aşmak isteyen bir aday,
baştan sona anladığı (Türkçe karşılığını bir bütün halinde zihninde canlandırabildiği) birkaç soruda/metinde doğru cevap çıkarsa dahi, bu iyiliğin geçici olabileceğini ve aynı başarıyı bir başka metinde sürdüremeyebileceğini öngörmelidir.

(7) ÜDS çıtasını aşmak isteyen bir aday,
daha önce fen, sağlık ya da sosyal diye dövünüp durmuş binlerce adayın, sonunda, sınavı sağlam bir gramer bilgisi, işe yarar bir kelime hazinesi ve inatla başardığını unutmamalıdır.

 

SINAV SALONLARINDA YAŞANAN SORUNLAR ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Sorun 1: Sınava giren bazı arkadaşlarımdan, kimi salonların (sınıfların) sınav için uygun koşullara sahip olmadığını duydum.

Çözüm 1: Doğru duymuşsunuz. Ne yazık ki, bu salonlarda evinizin rahatlığını bulamayacaksınız. Ama yine de bazı önlemler alabilir ve yaşayabileceğiniz rahatsızlıkları belli bir ölçüde azaltabilirsiniz (bkz. aşağıda Çözüm 2,3 ve 6).

Sorun 2: Sınav salonumu bir gün önceden gidip görmek bana çok çocukça geliyor. Ben bu işi en son ÖSS’de yapmıştım. Buna artık gerek var mı?

Çözüm 2: Size çok yakın bir yerde dahi olsa, salonu (sınıfı ya da amfiyi) mutlaka en az bir gün önceden gidip görün. Hatta sınava, evinizin alt sokağındaki okulda girecek olsanız bile bu dediğimizi yapın. Önceden gözlemleyerek salondaki kimi elverişsiz koşulları düzeltemeyebilirsiniz; ama hiç değilse kendinizi bu koşullara hazırlayabilirsiniz. Örneğin, oturacağınız sıra çok güneş alıyor olabilir. O zaman siz de yanınızda güneş gözlüğünüzü getirirsiniz. Ya da sıralar sert ve rahatsız edici ise, siz de sınav günü yanınıza bir kazak fazladan alır, onu kendinize yastık yaparsınız. 

Sorun 3: Sınav sabahı bir saat önceden gidip okulun önünde dikilmek istemiyorum.

Çözüm 3: Siz yine de sınav sabahı salona ilk girenlerden biri olun. Hem biraz heyecanınızı yatıştırırsınız, hem de mekan havasız ise, pencerelere yönelir, bir ‘açılım‘ da siz yaparsınız. Böylece, başkalarına da faydanız olur.

Sorun 4: Bazı salonlarda kolçaklı sandalyeler varmış.

Çözüm 4: Gerçi bu türden çok fazla salon yok ama kolçaklı sandalyelerde* sınav yapmak gerçekten eziyet oluyor. İnsan soru kitapçığını kolçağın üstüne koysa, cevap kağıdı için yer bulamıyor. Silgi, kalem, çanta gibi birçok malzeme ya da eşyayı ise kucağa almak gerekebiliyor. Ve ne yazık ki, sınav anında bu konuda yapılabilecek fazla bir şey olmuyor.

Sizden bir ricamız var: Bu tür bir salonda sınava girmek zorunda kalırsanız, çıkışta gözetmenleri uyararak, salonun elverişsiz olduğunu ÖSYM’ye bildirmelerini rica edebilirsiniz. Böylece, hiç değilse bir sonraki dönem sınava gireceklere önemli bir faydanız olur.

Sorun 5: Sosyalci bir arkadaşım sınavda kendisine verilen kitapçığın ilk sayfasından soruları çözmeye başlamış ve epey devam etmiş. Yanlış soruları cevapladığını ise çok sonra fark edebilmiş. Çünkü Sosyal Bilimler soruları kitapçığın 37. sayfasında başlıyormuş.

Çözüm 5: Bu çok önemli bir sorun. Sınav kitapçığını önünüze alıp hemen 1. sayfa, 1. sorudan çözmeye başlamayınız. Çünkü kitapçığın ilk bölümünde Fen Bilimleri* sınavı vardır. Eğer sağlıkçı ya da sosyalci iseniz, kitapçıkta size ait soruların başladığı sayfayı bulunuz. Ayrıca, kitapçıkta her sayfanın sağ üst köşesinde aşağıdaki ifadelerden birinin yer alıp almadığına da dikkat ediniz:

2009-ÜDS Sonbahar** / İNG-Fen Bil.
2009-ÜDS Sonbahar / İNG-Sağ. Bil.
2009-ÜDS Sonbahar / İNG-Sos. Bil.

*Sınavlar kitapçığa alfabetik sırada yerleştiriliyor. Önce Fen Bilimleri, daha sonra Sağlık Bilimleri ve üçüncü sırada ise Sosyal Bilimler.
**2009-ÜDS Sonbahar ifadesi örnek olarak verilmiştir. Bu tarih sınava gireceğiniz döneme uygun olarak değişecektir.

Sorun 6: Sınıfta sürekli konuşan ya da herhangi bir şekilde etrafını rahatsız eden biri çıkarsa?

Çözüm 6: Bazen gözetmenler kendi aralarında biraz yüksek sesle konuşabiliyorlar. Uygun bir lisan kullanarak, konsantre olamadığınızı belirtin ve ‘yüksek hoşgörü ve anlayışları’na sığınarak kendilerinden sessiz olmalarını ‘istirham’ edin. Olmuyorsa, asla tartışma yaratmayın ve inatlaşmayın. Kulaklarınızı, daha önce tedbir amacıyla eczaneden almış olduğunuz Avrupa malı (aman lütfen Çin malı olmasın!) tıkaçlarla tıkayın.

Bazen de salondaki bir aday (farkında olmadan) fısıldayarak soruları okuyabiliyor (ya da af buyurun, sürekli burnunu çekebiliyor!). Bu iki durumdan birincisini gözetmene bildiriniz ama sonuç alamıyorsanız, vakit kaybetmeden tıkaçları çantanızdan çıkarınız.

Öneri: 5. maddede açıkladığımız sıkıntıyı yaşamamak için evinizde televizyon (ya da radyo) açıkken, ya da dışarıda başka görece gürültülü ortamlarda deneme sınavı çözmeye çalışınız. Bu antrenman, sizi belli bir ölçüde gürültülü ortamlarda sınav çözmeye alıştıracaktır.

Açıklamalarımız sona erdi. Sınavınızda şimdiden başarılar dileriz.

www.bademci.com


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi13
Bugün Toplam318
Toplam Ziyaret3068110
Saat
NAMAZ VAKİTLERİ

SAYFAMIZI BEĞENİN
VİDEOLAR

halilakpinarcom videoları Dailymotion'da

Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.88405.9076
Euro6.48426.5102
Takvim